Ucu Ateşli Oklar ve Anka’nın Kanatları

Rüzgâr hışırdatıyor ağaçların yapraklarını
Sessizlik ninnisini söylüyor doğa
Bir ev var açıklıkta
Tek katlı, kiremitten çatısı
Lambası yanıyor ama sessizliğe gömülü
Çatısını okşuyor ağaçların dalları
Bir dostun sırt sıvazlaması gibi

Uzaklardan sesler gelmeye başlıyor
Toprağa basan ayak sesleri
Yere değen toynaklar
Ve onlara eşlik eden öfkeli bağırışlar duyuluyor
Bir alev yükseliyor ormanın ortasından
Yüzler görünüyor sonra
Öfkeli mi öfkeli
Çoğunun elleri havada
Çevreyi aydınlatıyor meşaleleri

Atlılar evin önündeki açıklıkta duruyor
Bazıları atlardan iniyor
Sırtlarında okları var
Ellerinde de devasa yaylar
Evin perdesi çekiliyor
Bir yüz beliriyor dehşet içinde
Pencerenin ardındaki yüz
Şok içinde karşısındaki yüzlere bakıyor
Oklara ya da yaylara değil
Hepsini çok iyi tanıdığı bu yüzlere

Zamanında sırtını sıvazlayan bir sima
Kendi sırtına uzanıp bir ok çıkarıyor
Öfkeli sesiyle bağırıyor:
"Dışarı çık, içeride olduğunu biliyoruz"
Yanındaki meşaleli devam ediyor:
"Evini yakıp kül edeceğiz"
Okunun ucunu yakıyor
Ucu ateşli ok evi hedef alıyor

Evdeki düşünüyor:
Onların hepsini tanıyorum
Onların benim tarafımda olduğunu düşünmüştüm
Oysa şimdi tam karşımda duruyorlar
İçlerindeki öfke yanıyor
Ve beni de yakmak istiyor
Kalplerindeki yangın bana da sıçramak üzere

Evin kapısı açılıyor
Tüm gözler oraya odaklanıyor
Verandada atılan üç adım ve
Evin sahibi artık gözler önünde
Teker teker bakıyor
Karşısındaki tanıdık yüzlere
Gülüşlerini yakından tanıyordu
Şimdi öfkeleriyle tanışıyor
Eski bir dostu yeniden tanır gibi

Yaprakların sesi ateşin sesiyle dans ediyor
Rüzgâr alevin bedenini zarifçe sallıyor
Yaşlı gözler dans eden alevi seyrediyor
Oradaki yansımada kendisi ve evi var
Alev çemberi çevresini sarmış durumda
Buradan kaçışı yok
Görünürde kurtuluş yok
Reddetmiyor, gerçeği kabulleniyor

Okların ucu yakılıyor
Tüm yaylar gergin
Hedeflerinde kendisi ve evi duruyor
Tanıdık simalar artık çok yabancı
Yok oluştan bir parmak uzakta
Var oluşa bir yangın yakın

Evin önüne çıkıyor
Çıplak ayakları toprağa basıyor
Derin bir nefes alıyor
Yangın kokusu artık ciğerlerinde
Onu önce içinde hissediyor
Başını dik tutuyor
Cesaretle bakıyor karşısındakilere
Kanatlarını açıyor
Güzel mi güzel devasa kanatlarını
Ve konuşuyor:

Siz sırtınızdan oklar çıkardınız
Ucu ateşli oklar
Benim sırtımda sadece kanatlarım var
Uçmayacağım, kaçmayacağım
Şimdi evimi yakmak isteyen herkes
Bir zamanlar onu inşa etmişti
Hazırım
Yanmak için hazırım
Hazırım
Küle dönmek için hazırım
Hazırım
Dönüşmek için hazırım
Hazırım
Doğmak için hazırım
Hazırım
Yeniden doğmak için hazırım
Küllerim
Hazır

7 Ocak 2022

Yorum bırakın