Çat kapı gelip yaza dair her şeyi yok eden davetsiz misafir: Sonbahar.
Yazar Arşivleri: biroykununsatirlari
1. Kare: Tuz Kokan Şarkılar
Sahip olduğu tek şey hayal dünyası olan 13 yaşındaki kız çocuğuna. Önünde “canlı müzik” tabelasının yanıp söndüğü kafenin girişi sarı ışıklarla aydınlatılıyordu. Genç kadın kaldırımda yürüyen insanların arasından sıyrılıp kafenin içine girdi. Ağırlıklı olarak kahverenginin hâkim olduğu kafenin içi kalabalıktı. Genç kadın köşede gördüğü boş bir masaya ilerlerken sahneye bir bakış attı. Sarı ışıklarla aydınlatılanOkumaya devam edin “1. Kare: Tuz Kokan Şarkılar”
2. Kare: Bir Yeni Mesaj
Bir süre hareket etmeden elindeki telefona bakan Göksel kendine geldiğinde yatağına ilerleyip yatağın kenarına oturdu. Üstündeki şaşkınlığı atmayı başarıp ona bu mesajı atan hesabın profiline girdi. Gözlerinin ilk odağı profil fotoğrafı oldu. Bir masada oturduğu belli olan genç erkeğin üstünde mavi bir gömlek vardı, kahverengi saçlarını sola doğru özenle taramıştı ve yüzündeki hoş gülümsemeyle kamerayaOkumaya devam edin “2. Kare: Bir Yeni Mesaj”
3. Kare: Gizemli Fotoğrafçı
Sıcak bir haziran günüydü. Ayın ortasının gelmesiyle beraber havalar iyice ısınmaya, güneş İstanbul’u kavurmaya başlamıştı. Önceki iki haftada finallerini başarıyla veren Göksel bugün hem kafa dağıtmak hem de birkaç fotoğraf çekmek için dışarı çıkmıştı. Genç kadın çoğu zamanın aksine bugün yalnız değildi, yanında liseden arkadaşı Ahsen de vardı ve ikili günü Beyoğlu civarında geçiriyordu. SokaktaOkumaya devam edin “3. Kare: Gizemli Fotoğrafçı”
4. Kare: Meraklı Bir Yabancı
Tatlı bir esinti salonun açık pencerelerinden perdeleri havalandırarak içeri giriyor, odada geziniyordu. Fonda yerli alternatif gruplardan birinin şarkısı açıktı, sesi çok yüksek olmayan şarkıyla sokaktan gelen sesler iç içe geçiyordu. Büyük koltuğun üstünde oturan Göksel’in üstünde kısa bir şortla askılı bir bluz vardı, sarı saçlarını sıcak hava yüzünden tepeden dağınık bir topuz yapmıştı ve kucağınaOkumaya devam edin “4. Kare: Meraklı Bir Yabancı”
5. Kare: Dalgalarla Demlenen Anlar
Köprü trafiği sabah ve akşam vakitleri olduğu kadar yoğun değildi. Fatih’ten yola çıkan Göksel dakikalar sonra köprüye ulaşabildi. Radyodan çalan şarkının sesi yükselirken, Göksel de gaza basıp arabayı hızlandırdı. “Manzaranın güzelliğine bak,” dedi yolcu koltuğunda oturan Ahsen camdan dışarısını işaret ederek. “Enfes görünüyor. Kameran nerede?” “Çantamda,” dedi Göksel başıyla arka koltuğu işaret ederek. “Ben arabaOkumaya devam edin “5. Kare: Dalgalarla Demlenen Anlar”
6. Kare: Kalbin Aynası
Gözler kalbin aynasıdır, derler. Gözlerin insanın içinden, kalbinden, ruhundan ne geçiyorsa onu dürüstçe yansıttığına; yalan söylemediğine inanılır. Gözler ruhun en çıplak hâlidir, orada maskeler yoktur ve tüm duygular olduğu gibidir. Gözleri ilk kez birleşen bu iki gencin bakışları da ruh hâllerini birebir yansıtıyordu. Şaşkınlık ikisinin gözlerinde de ev sahibiydi; Gökhan neler olduğunu anlamaya çalışırken ortayaOkumaya devam edin “6. Kare: Kalbin Aynası”
7. Kare: Takipçi
Açık olan balkon kapısından odanın içine ılık yaz akşamı havasıyla şehrin gürültüsü giriyordu ama odanın içindeki gürültü şehrinkini bastırıyordu. Büyük amfinin üstünde oturan Barış beyaz Fender’ı çalıyordu, Sarp da bateride ses denemeleri yapmakla meşguldü; koltuğa yayılarak oturan Gökhan ise onları izlemekle yetiniyordu. Saatler akşam dokuzu geçerken iş çıkışı hemen buraya gelen Gökhan biraz yorgun hissediyordu.Okumaya devam edin “7. Kare: Takipçi”
8. Kare: Duyguların Adım Sesleri
Sıcak bir temmuz akşamıydı. Deniz tarafından gelen tatlı esinti tuz kokusunu etrafa dağıtıyor, dalgaların sesi şehrin sesine karışıyordu. Boğaz’ın yanındaki Boğaziçi Köprüsü manzaralı restorandaki bir masada Dinçerler ve Demirkanlar oturuyordu. Bu akşam yemeği iki ailenin aylar sonra dışarıda yediği ilk akşam yemeğiydi. Yemekte büyükler iş hayatından, ülkedeki güncel şeylerden konuşurken gençler de sessizce yemeklerini yiyordu.Okumaya devam edin “8. Kare: Duyguların Adım Sesleri”
9. Kare: Pişti Lakaplılar
Güne erken başlayan Göksel kahvaltısını ettikten sonra salona geçti. Koltukta uzanırken sosyal medya hesabına girdi. Sabah uyanır uyanmaz yaptığı ilk şey Gökhan’la olan mesajlaşmasını açıp dün akşamın bir rüya olmadığından, gerçek olduğundan emin olmak olmuştu. Şimdi de mesajlar sayfasına girip en üstte duran sohbete baktı. Gökhan Uygur’la olan sohbeti orada duruyordu ve genç adam profilOkumaya devam edin “9. Kare: Pişti Lakaplılar”