Adalar ilçemin manzarasıydı
Denize karşı bir bankta oturur
Ve dakikalarca onları izlerdim
Belki de milyonlarca yıldır birer kaya gibi
Denizin üstüne gelişigüzel dağılmış
Marmara’yı süslüyorlardı
Ada ışıkları karanlığı yarıp geçerken
Sokaklarında yürüyen hatıraları düşünürdüm
Çocukları, kadınları, erkekleri
Doğumla başlayıp ölümle son bulan hayat döngüsünü
Var olmakla yok olmak arasında yaşanan
Ve yaşanmayan her anı düşünürdüm
Kapalı kapılar ardında kalan
Ve sokaklara taşan tüm öyküleri hayal ederdim
Hızla doğuya giden bir trenin içindeyken
Sağ tarafta sonsuz mavilik uzanırken
Yolun solu ruhsuz bir griye bulanmıştır
Yine de Maltepe’nin tepesinden eksik olmaz
Kuşların kanat çırptığı masmavi gökyüzü
En güzel olduğu zamandır bu evimin
Hele bir de güneşli bir bahar günüyse
Yaşamak çok güzel gelir insana bu ilçede
Hele bir de etrafta kimsecikler yoksa
İnsan sonsuza dek yaşayacağını zanneder
Gülümseyerek otururum trenin içinde
Kartal’a doğru hızla yol alır rayların üstünde
Adalar sağ tarafta bize eşlik etmeye devam etmektedir
Maltepe Sahil Parkı çok geridedir
Sahil şimdi yol boyunca devam eden
İnce uzun bir çizgiden ibarettir
Çimlerin üstü insanlar ve hayvanlarla doludur
Ayak ve pati izleri süsler Kartal Sahil’i
Yürüdüğü sahil yolunda durup da karşıya bakınca
Adalar’ın görkemli manzarası görünmektedir hâlâ
Elini uzatsa dokunacakmış gibi gelir insana
Bir akşamüstü vakti kulak kesilse duyacaktır sanki
Evlerden sokaklara taşmış öykülerin sesini
Gece vakti gökte parlayan yıldızlar misali
Parlamaktadır gece boyunca Ada ışıkları
İstanbul’un başına buyruk çocukları gibi
Çok da uzağa gitmeden yaşarlar dizinin dibinde