Dikenli Teller

Artık yüzüne baktığımda
Bir daha asla yaşanmayacak anların
Bir daha asla hissedilmeyecek duyguların
Bir daha tekrarı olmayacak hatıraların
Ev sahibi olduğu eski bir sima görüyorum
Temellerini beraber dikmiştik
Bahçesinde tebessümler, odalarında kahkahalar yaşardı
Şimdi terk edilmiş bir harabeden fazlası değil

Gülüşlerinle belirginleşen elmacık kemiklerin
Hüzünlü hatıralarımızın yalnız mezarlığı şimdi
Sakallarının varlığının terk ettiği yumuşak yanaklarım
Bir mezar taşı kadar sert ve soğuk yokluğunda
Bana bakarken öğlen güneşi gibi parlardı gözlerin
Şimdilerde olduğum tarafa pek uğramıyor bile
Bakmadığın yerde artık yaşamayan bir geçmiş var

Her şeyi benim büyüttüğümü söylüyorlar
Solmaya bıraktığımız çiçekleri beraber sulamamış mıydık
Cevabını artık sen bile veremezsin
Ama o evin içinde beraber değil miydik bebeğim
Merak ediyorum da vakit geç olduğunda
Hatıralar seni de avlamak için etrafında oluyor mu

“Bir önemi yok!” diye bağırıyor içimden bir ses
“Yaşandı ve bitti, hayat yolu tek yönde ilerliyor
Hepsi arkanda kaldı, oraya geri dönmenin yolu yok
Geri dönmen için bir sebebin de yok”
Hatıralar artık acı vermeye başladığında gitmeyi bilmeli
Dikenli bir teli sıkıca tutmak sadece elini parçalar
Dikenli telimi bırakıyorum, gitmene izin veriyorum

Yorum bırakın