Anılar Koleksiyonu

Artık konuşmadığım arkadaşlarımın hediye aldığı bardaklardan içtim
Güzel hatıralar gibi nahoş bir tat bıraktı boğazımda tekila
Doğum günümde alınan mavi bir pijamayla giriyorum geceleri yatağa
Anılar da o pamuklu yumuşak kumaş gibi sarıyor tüm bedenimi
Pijamadaki yıldızlar gibi artık çok uzaktalar ama parlamaya devam ediyorlar
Buzdolabımın üstündeki fotoğraflarımızı olduğu yerde bıraktım
İnsanın içini üşüten değil, ısıtan anların kanıtı her bir kare
Hayallerini gerçekleştirdiklerini gördüğümde gururla gözlerim doldu
Artık eşlik etmediğim adımlarına taş değmemesi en büyük temennim
Bir dost kaybetmiş olabilirler ama bir düşman kazanmadılar
Benim için yerden koparılan otu bir kitabın arasında kuruttuğumu kimseye söylemedim
Yeşerdi, yaşadı ve soldu bir zamanların coşkulu duyguları gibi
Eski sahibiyle gözlerimin bile buluşmadığı bir çakmakla yaktım sigaramı
Önce içime zehrini doldurdu, sonra bir duman gibi dağılıp gitti
Çok güzel bir akşam içtiğim şarabın şişesi mutfağımda duruyor
Peri masalının büyüsü sabaha bozulsa da hatırlamaya değerdi, bana aitti
Finallerin güzel hatıraları lekelemesine izin vermemeyi öğrendim
Kötü hissedince benim için yazılmış el yazısı notları okuyorum bazen
Yazının sahibi de yazının muhatabı da beni tanımıyor uzun bir süredir
Ben ise eski bir dosta duyulan şefkat duygusuyla gülümsüyorum
Bu fani dünyada bir şeylerin sona ermesi onları kıymetsiz kılmıyor
Yaşanmış olmaları ve hatıralarının varlığı değer katıyor insana
Yaşamak bir matematik formülüne benzemiyor biliyorum artık
Bazen biter ama bir şey eksiltmez çıktığı yerden

Yorum bırakın