Kalbinin hızlandığını hissediyorsun
Nefeslerin düzensizleşiyor
Yanaklarının kızardığını biliyorsun
Hep bahsettikleri kelebekler karnında
Heyecanla kanat çırpıyorlar
Griye bulanmış bir dünyada
Rengârenk gökkuşakları çiziyorsun
İlk zamanlar en güzel dönemi
Tanışma, ilk konuşmalar, ilk hisler
Duygular sırtında kanatlar çıkarıyor
Hevesle bulutların üstüne çıkıyorsun
Masmavi bir gök, parıldayan güneş
Ve imzanı taşıyan gökkuşakları manzaran
Yüreğinin bir tür dışa vurumu
Hislerini ışığın altında büyüt
Onları her gün özveriyle sula
Sana söylenen her güzel sözde
Çiçeklerinin yeşermesine izin ver
Yüzünde bir gülümsemeyle onlara bak
Karşındaki de aynı ifadeyle seni izliyor
Nazik cümleleriyle ruhunu okşuyor
Onunla başlayan ve biten her günde
Çiçeklerin öylesine büyüsün ki
Bulutları delip göğün yüzüne dokunsunlar
Takvimdeki sayılar değişiyor
Yolun nereye gittiğini görüyorsun
Ayağını gaz pedalından çekmiyorsun
Bir çiçek bahçesine varacağını düşünüyorsun
Günümüzde her şey çok hızlı başlıyor
Ufacık bir kıvılcım hemen alevleniyor
Yangını yüreğinde hissediyorsun
Gittikçe büyüyor, büyüyor ve büyüyor
Onun içini ısıttığını zannederken
Seni küle çevirdiğini fark etmiyorsun
Yolun sonundaki uçurumu görene kadar
Çocukken dinlediğin peri masallarında
Gece yarısı olunca masalın bitip de
Gerçekliğin geri döndüğü anları hatırla
Kendini bir anda o anda buluyorsun
Bu bir balo değil, sen de prenses değilsin
Karşındaki da bir prens değil
Hepsi şaşaalı bir rüyadan ibaretti
Çiçeklerini sulayan o insana bakınca
Kökünden kopardığı çiçeklerini elinde görüyorsun
Bu hâliyle hiç de doğru kişiye benzemiyor
Ne o ne de sen gülümsüyorsunuz
Bir yabancının yüzüne baktığını fark ettiğinde
Yanaklarında bir sıcaklık hissediyorsun
Kızarmıyorsun, hayır; ağlıyorsun
Gerçek dünyaya hoş geldin
Öncesinde tepesinde yaşadığın bulutlara
Bir betonun üstünden bakıyorsun şimdi
Bir anda başladı ve bir anda bitti
Sana yaşadığını hissettiren tüm duygular
Artık ölmek istemenin nedenleri
Kelebekler öldü, yüreğin binlerce parça
Artık günaydın mesajları yok
Adı konulmayan ve yarım bırakılan duygulardan sonra
Günler bir süredir senin için aymıyor
İyi geceler ile sona ermeyen gecelerde
Kapanışı gözyaşların yapıyor
Birlikte bir ev inşa ettiğiniz kişinin yasını
Tutuyorsun o evin içinde bir başına
Zaman acını iyice azalttığında
Duyguların da yerinde yeller esiyor
Onları o evin bahçesine tek başına göm
Ve anahtarı içeride bırakarak evi terk et
Kalp kırıklığının karşılığında değerli bir ders:
“Sana somut olarak verilmeyen şey
Hiçbir evrende asla var olmamıştır.”
Herkesin onlarca ev inşa ettiği
Bu çarpık kentler dünyasında
Bir tanecik mütevazı evin olmasını istemen
En doğal ve insani hakkın
Bazen evinin başına yıkılması da normal
Neticede mesajların hüküm sürdüğü bu gezegende
Bir aşk mektubu ile geziyorsun elinde
o kadar çok dize var ki beni etkileyen, derinden hissettiren hangi birini yazsam bilemiyorum. Her kelime grubu her dize o kadar anlamlı ki..
Mutluluk, kalp kırıklıkları, farkındalık, yüzleşme .. hepsi hayatın bir parçası. Toz pembe olması beklenemez ama bu süreç çok iyi anlatılmış. Kalbine sağlık❤️
BeğenLiked by 1 kişi
Hissetmek ve hissettirebilmek çok kıymetli, hislerini benimle paylaşman da öyle. Ne toz pembe ne de zift karası bir dünyada yaşıyoruz, hayatta ikisiyle de bazı zamanlar karşılaşıyoruz ve ben de bu anlara yer vermek istedim. Beğenmene çok sevindim, çok teşekkür ederim. Daha nice dizede buluşmak, aynı hisleri paylaşmak; anlamak ve anlaşılmak dileğiyle 💌
BeğenBeğen