Küçük bir odada hayalinle oturduğumu
Yazdığım o anı hatırlıyor musun
Oda hâlâ karanlık
Benimse tüm ışıklarım yine açık
İlgili durmamak için çok çabalıyorsun
Öyle değil mi
Buzdan duvarlarını gösteriyorsun
Ateşten yapıldığımı görmüyor musun
Günler birbirini kovalarken
Onları beraber izliyoruz
Güneş’in doğumundan ölümüne
Ve Ay’ın yükselişinden batışına değin
Aynı tel üzerinde ilerliyoruz
Buna ne dediklerini biliyorsun
Benim de bildiğimi görmüyor musun
Mavinin kıyısında yürüyüp
Aynı yeşil manzaraya baktığımızda
Sana ne kadar yakın olduğumun farkındasın
Uzansan dokunacağın kadar yakın
Ama konuşmasan birleşemeyecek kadar uzak
Sınırları iç içe geçmiş iki yerde
Beni nerede bulacağını biliyorsun
Benim de bildiğimi görmüyor musun
Odanın köşesinde duran koca bedenin
Bedenimde uyandırdığı tüm hisleri
Ve zehir gibi aklından geçenleri biliyorum
Bir yılan gibi zihnime sokuluyorsun
Akrep gibi sinsice yaklaşıyorsun
Beynimin tüm odalarında
Anahtarlarını şıngırdatıyorsun
Kapılarımın açık olduğunu görmüyor musun
Hayalinle oturduğum o karanlık küçük odada
Bir akşam gerçek seni buluyorum
Ve aynı akşamın sonunda kaybediyorum
O odada artık hayalinle değil
Hatıranla oturuyorum tek başıma
Tüm ışıklarımı kapattım
Elektriğinin ışığa boğduğu bu metropolde
Işıkları yanmayan tek odayı görüyor musun