Dağların Ezgisi
Dağın ardından yükselen güneşi selamlıyorum
En doğudayım, güneşe en yakın noktadayım
Tüm ülke uyumaya devam ediyor
Ben ise yeni bir günü selamlıyorum
Gün ışığı tenimi şefkatle okşuyor
Bugün yepyeni bir şans hediye ediyor hayat
Her şeyin iyi olacağını fısıldıyor rüzgâr
Ülkenin en yüksek noktalarından birindeyim
Binlerce metre tepedeyken daha yakınım
Özgürlüğün sembolü masmavi gökyüzüne
Yaşam kaynağı biricik yıldızımız güneşe
Çocukluğumdan beri bana çok şey anlatan bulutlara
Ve gece olduğunda yıldızlar burada çok daha belirgin
Bana sonsuzluğun şarkısını söylüyorlar
Her tepede farklı hikâyeler kaleme alınıyor
Her dudak bir başka efsaneyi anlatıyor gaz lambası ışığında
İnsanlar göç etse de ruhları bu topraklarda kalıyor
Ya başka bir şehre ya da bu dünyadan çok uzak bir galaksiye
Bazısı da gözleriyle hiç görmese de yüreğinde taşıyor
Bu engin ormanlarla sarp dağların öyküsünü

Ovanın Öyküsü
Taşın bile filizleneceği kadar verimli topraklardayım
Sonsuzluğa uzanan bir ovanın ortasındayım
Sağ tarafta ufuktaki bir kalenin hüzünlü harabesi
Soldaysa yol boyunca uzanır elektrik telleri
Güneş hiçbir yerde olmadığı kadar yakıcı
Bir memleketin sıcaklığı okşuyor dallarımı
İki büyük nehir besliyor köklerimi
Derme çatma tek katlı köy evlerinde kurulur
Tüm aile üyelerinin bir arada olduğu yemek masaları
Henüz büyümekle lanetlenmemiştir çocuklar
Ölümün ve göçün elleri dokunmamıştır kimseye
Böceklerin sesiyle kararır gökyüzü sahnesi
Kuşların cıvıltılarıyla açılır yeni günün perdesi
Renklerin daha canlı olduğu günlerdi hepsi
Bir köy ağasının toprakları kadar uçsuz bucaksız
Sahip olduğu servet kadar zengindir
Bu coğrafyada yaşayanların yürekleri
Şiirler söylerler bir köy kahvesinde
Romanları basılır cilt cilt ülkenin her yerinde
Çukurova’nın öyküsü anlatılıyor yediden yetmişe
Düz ovaları geçip sıradağları aşıyor sesi
Güneyden kuzeye uzanıyor bu toprakların efsanesi
1. Fotoğraf: Ani Örenyeri, Kars
2. Fotoğraf: Anavarza Kalesi, Adana