Sonsuzlukta Bir Nokta

Bu üzerinde epey zamandır yolculuk ettiğim uzun bir yol
Nereden başladığını hatırlamıyorum
Geçtiğim tüm yerleri de hafızamda yer almıyor
Nereye gittiğiyse tam bir muamma
Hiçbir tabela yok ama bir şeyler yanlış hissettiriyor
Beni götürdüğü yere gitmeyi istemiyorum
Bir sürgün bu zihnimi prangalara vuran
Özümü çoktan kaybettim

Belki de bir kısmında denize kıyısı vardı
Güneş ışığını sakınmaz, tenleri okşardı şefkatle
Dalgalar hepsini alıp götürmeden önce
Bir çocuk sahilde kumdan kaleler yapardı
Bir aile masasında tüm üyeler tamdı
Çocuklar masallarla uykuya dalardı
Bunlar kâbuslarına dönüşmeden önce
Gecenin en karanlık vaktinde onları avlayan

Belki de yeni başlangıçlar yapılmıştı
Yarına umutla bakan gözler parlaktı
Kararlar verilmiş, adımlar atılmıştı
Her şeyin tepetaklak olacağını kimse bilemezdi
Yeni bir şehirde çok geçmeden yapayalnız kalınan yeni bir ev
Bir kişinin eksilip tüm üyelerinin yarım kaldığı bir masa
Masallara inanmayacak kadar büyüyen çocuklar

Bu güzergâh ruhumun pusulasında yok
Sert bir manevrayla direksiyonu kırdım
Üzerinde tek bir ayak izi bile olmayan bir patika bu
Sonsuzluğa uzanan bir hiçliğin ortasında
Tıpkı gökteki evren gibi yıldızların görülmediği
Başkalarının ışığından rahatsız olacak kadar alıngan
Sadece karanlıkta soyunacak kadar utangaç
Parıltısını bir kez gördün mü unutamayacağın kadar etkileyici

Tüm dünyayı ardımda bıraktığım o patika
Kendi evrenimin içine doğru götürdü beni
Hiçbir şeyin görünmediği karanlık gökyüzü onlarındı
Her şeyin göz alıcı kadar parlak olduğu bu aydınlık benim
Kendi evrenimi bulmak için başkalarının dünyasını terk ettim
Sonsuzluğun ortasında bir nokta bile değilim
Tüm bu karmaşanın içinde neredeyim

Karanlıkta önümü göremeden yıllarımı geçirdim
İhtiyacım olan tek şey biraz aydınlıktı
Şimdi bu yıldızlı göğe bakarken sonuç neden değişmedi
Böylesine bir aydınlığın sonucu körlük müydü
Her şey hep bu kadar aydınlık mıydı
Yoksa içinden geldiğim karanlık mıydı fazla olan
Her şeyi görmek de hiçbir şeyi görmemek de mi aynı kapıya çıkacak
Beni orada bekleyen tek şey körlük mü olacak

Tüm varoluşumu içimde taşıyorum ezelden ebediyete
Ağzına kadar dolu olan sonsuz bir boşluk bu
Uzaktayken yaşam veren bir yıldızım vardı
Yakından neden bu kadar gözlerimi kamaştırıyor
Gittiği yer doğru hissettirmeyen bir yoldan saptım
Sayısız yol ayrımının tam önünde dikiliyorum öylece
Bakıyorum ama neden hiçbir şey göremiyorum

Bu evren benimse ben neresindeyim
Belki de bir yıldızın etrafında dönen gezegenim
Bir kuyrukluyıldızım bin yılda bir görülen
Yolunu kaybetmiş bir asteroitim öylece sürüklenen
Belki de bir kara deliğim galaksinin ortasında
Tam olarak neye benzediğimi bilen kimse yok
İçimde ne olduğuysa evrenin en büyük soru işareti

2 Yorum

  1. Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı Anonim dedi ki:

    Karanlıkta önümü göremeden yıllarımı geçirdim
    İhtiyacım olan tek şey biraz aydınlıktı
    Şimdi bu yıldızlı göğe bakarken sonuç neden değişmedi
    Böylesine bir aydınlığın sonucu körlük müydü
    Her şey hep bu kadar aydınlık mıydı
    Yoksa içinden geldiğim karanlık mıydı fazla olan
    Her şeyi görmek de hiçbir şeyi görmemek de mi aynı kapıya çıkacak
    Beni orada bekleyen tek şey körlük mü olacak

    Bu evren benimse ben neresindeyim
    Belki de bir yıldızın etrafında dönen gezegenim
    Bir kuyrukluyıldızım bin yılda bir görülen
    Yolunu kaybetmiş bir asteroitim öylece sürüklenen
    Belki de bir kara deliğim galaksinin ortasında
    Tam olarak neye benzediğimi bilen kimse yok
    İçimde ne olduğuysa evrenin en büyük soru işareti

    Bu güzel eserin hangi mısrasını buraya yazsam diğeri küser gibi hissetsem de bu iki kıta gerçekten de içime işledi. 2025’in son saatlerinde okumuş olmak da tarifi zor hisler uyandırdı….

    Emeğine, ellerine sağlık ❤

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkür ederim. Düşündürebildiysem, hissettirebildiysem ne mutlu bana. Dilerim ki yeni sene kör bırakmadan aydınlatsın önümüzü ✨💛

      Beğen

Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et