Meşrutiyet Caddesi

Beyoğlu’na daha önce hiç gitmediğini söylediğinde
Sana bir hafta sonu beraber gitmeyi
Ve ilçenin müdavimi olarak gezdirmeyi teklif ettim
Sokaklarındaki yaşanmışlıkların anılarıyla
Geçen yüzyılların bıraktığı adım izleriyle
Açık olan pencerelerden yükselen nostalji kokusuyla
Dünyanın en güzel şehrinin en güzel ilçesidir Beyoğlu

Galata’ya çıkan yollar felaket yokuştur
Nefesin daralır, kalbin hızlanır, ciğerin yanar
Yazın çıkması ayrı derttir, kışın apayrı
Kamondo Merdivenleri’ni pas geçip
Dümdüz yürüyünce elektrikçiler caddesi vardır
Ucunda Haliç manzarası karşılar ilçe misafirlerini
Hem o kadar yorulmazsın hem de Haliç’i görürsün
Seni o yoldan çıkartırdım Galata Kulesi’ne

Kalabalık daima dolup taşırır Büyük Hendek Caddesi’ni
Hiç duymadığın diller yükselir ağızlardan
Hararetli bir nehir gibi Galata’ya akın ederler
Renkli binaların arasında daha renklidir insanlar
Kalabalıkları sevmeyen sen orada çok sıkılırdın
Ama başını kaldırıp Galata’ya bakınca gülümserdin
İşte öyle büyüleyicidir Büyük Hendek’ten Galata
Orada kameramla fotoğraflarını çekerdim

Galata en iyi hangi açılardan çekilir bilirim
Senin tüm açılarını da öğrenirdim hemencecik
Söz konusu fotoğraf olunca kafam çabuk basar
Üzerinde formanla kulenin önünde seni çekebilirdim
Şimdiyse oturmuş okumayacağın bu şiiri yazıyorum
Gerçekleşmemiş buluşmaların fotoğraflarını çekiyorum
Hiç yaşanmamış anlarımızı ölümsüzleştiriyorum

Kaderin cilvesi mi yoksa tanrının işi mi artık neyse
O tekliften aylar sonra Beyoğlu’ndayız sen ve ben
Taksim’e yakın küçük bir mekânda buluyorum seni
Karanlığın ve kalabalığın içinden hemen seçiyorum silüetini
Yaydığını sandığım ama oysaki görmek istediğim ışık
Parlıyordu senden yana o gece Asmalı Mescit’te
Böylesine bir elektriği biricik okulunda bile öğrenemezsin

Konser çıkışı ıslak yollarda yürüyoruz Şişhane’ye doğru
Asla gerçekleşmeyen buluşmamızın olduğu yerde
Planlanmamış bir şekilde yan yanayız aylar sonra
Arkadaşlarınla ilk defa gittiğin Beyoğlu’nun sokaklarında
Tesadüf eseri benimle berabersin bir kasım akşamı
Yüzüme çarpan soğuğun aksine içim sıcacıktı
Gençken hissetmem gereken hislerden biriydi bu da
Seninle beraber Meşrutiyet Caddesi’ne yürürken

Yüzyıllık binaların arasından tazecik hislerle
Gençliğin heyecanı, duyguların kıvılcımıyla geçtik
Dünyanın en güzel caddesini dünyanın en güzel hissiyle
Ve o hissin mimarıyla yürüdüm hemen yanımda
Kaderin bizi Beyoğlu’nda bir araya getirmesi cilvesiyle
Gülümseyerek yürüdüm Meşrutiyet Caddesi’nde
Sen de o teklifi hatırladın mı diye hiç sormadım
Ama işte o günden aylar sonra Beyoğlu’ndaydık

Şişhane’de metroya senin kartınla bindim
Heyecanımın aksine kartımdaki bakiye yetersizdi
Yine de üçüncü teklifinde kartını basmayı kabul ettim
Çünkü uygulama para yüklememi ısrarla reddetti
Ne kadar centilmen bir hareket olduğunu hiç düşünmemişsindir
Bense bunun hakkında bir şiir yazıyorum
Sanırım artık ödeşmiş sayılırız

Haliç’in üstünden ilk geçişimizin metroyla olacağını düşünmezdim
Aklımda Galata Köprüsü’nde yürümek vardı
İstanbul hakkında dakikalarca methiyeler düzebilirdim
Camdan bakıp güzel bir şehir olduğunu söylemekle yetindim
Fikrime katıldın ama hemen kalabalığından yakındın
Kalabalıklar onları sevdiren birisi olmayınca korkunç olurlar
Milyonların içinden tek bir tanesi bile çıkmamıştı
Ben de fikrine katıldım camdan yansımana bakarken

Yenikapı’da son Marmaray’a yetiştiğimizde
Beyoğlu’nu ve sokaklarını epey geride bıraktık
Meşrutiyet Caddesi’ndeki küçük kafeleri de öyle
Bir hayal dünyasında oturup kahve içtiğimiz
Fakat gerçek dünyada önünden öylece geçip gittiğimiz
Gerçekliğin üstündeki bir yansımaydı sadece
Yine de hiç pişman değilim
Beyoğlu’na daha önce hiç gitmediğini söylediğinde
Sana bir hafta sonu beraber gitmeyi
Ve ilçenin müdavimi olarak gezdirmeyi teklif ettiğim için
Ve seninle beraber yürüdüğüm için Meşrutiyet Caddesi’nde

4 Yorum

  1. Karamazov adlı kullanıcının avatarı Karamazov dedi ki:

    Sözlerini benim dizdiğim ya da bana dizilmiş bir şiir gibi… Beyoğlu sokaklarının, yokuşlarının müdavimiyim ya ben de, gözümden görsel bir film gibi akıp geçti sözlerin.

    Liked by 1 kişi

    1. Edebiyat, yazarla okur arasında bir köprü kurmaktır; o köprüde buluştuysak ne mutlu bana. Çok teşekkür ederim ^^

      Liked by 1 kişi

  2. Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı Anonim dedi ki:

    her bir dizesii aklımda şiirin. Hem akılda kalıyor hem de duygularda. İstanbul’un sokaklarında hayallerle yürüyor gibi hissettim. Düşünceli ve coşkulu. Kalemine sağlık🥹

    Liked by 1 kişi

    1. İstanbul’un sokaklarında hayallerle yürümek harika bir his ama bu yorumu okumak kadar değil :’) Çok teşekkür ederim ^^

      Beğen

Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et